13.05.2011

bir ayağım yaz da bir ayağım kış da.

Kışın yünlere,paltolara sarmalanırız, yazın tiril tiril ne varsa geçiririz üstümüze lakin bir önceki postta da yazdığım "geçiş dönemlerinde" ne giyeceğiz? Şahsen , bir gün de dört mevsimi yaşatan bir şehir için uygun kıyafetlerim yok!!

H&M, geçiş dönemlerine daha çok yakın duran ( ama kışa yakın bir geçiş dönemi bahsettiğim tabi:) ) ürünler yapmış bolca.Beğendim, sevdim, "yazı geç,sonbahara gel" tiradları attım iç dünyamda.Ama yaz hiç oralı değil, gram alınma belirtisi gösterip ışıl ışıl yapmadı bizim buraları.

Ürünler de ne var ne yok peki!!! "Yine yeniden" söylemleri uzun zamandır dilimizde malum.İşte onlardan biri : Kareli,kahverengi,sarılı çizgili o şeyler.Ekoseler.Hiç bir zaman benimsemedim, ceket versiyonları hariç.

Kot gömleklere , turunculara, kahve tonlarına devam.Bir de battaniyeler var renk renk.Uzun etekleri de unutmayın.

Aksesuarlar var "bana bunlar yeter" dedirten.Şimdilik böyle...






Bu beyninden vurulmuş tavşan kolye, baykuşa rakip olsun.Tavşanlar hep bizimle olsun.


bekliyoruz.

"Havalar nasıl olacak?, Güneş ne zaman gelecek?" demekten vazgeçtim ben açıkcası.Belli ki ölmeyeceğiz ama sürüneceğiz.Her daim bir "geçiş mevsimi" havasında olacağım inancımla birlikte gözümü, şimdiden hazır edilmiş ve bizlere kavuşmayı bekleyen, "daha soğuk günlerde" giyilebilecek giysilere çevirdim.Gözümü çevirdiğim tarafta Miu miu, Prada vardı.

Her iki markada da çantalar aklımdan çıkmayan tek şey oldu!!Koleksiyonu ilerleyen günlerde blogda bulabilirsiniz.

Prada'nın çizmeleri ve Miu miu'nun "taklit edilmeye müsait olmayan" ürünü şahaneydi.Evet öyleydi.





11.05.2011

ayaklarımda ki çizgiler.

Christian Louboutin



Prada





Tabitha Simmons




Çizgilerin her türlüsüne açık, benimsemeye müsait bir insanım."Gözlerimin etrafında ki çizgilere" pek sıcak kanlı davranacağımı sanmıyorum ama neyse bunu sonra düşünürüz.

Üst-baş mevzu olduğunda enine de ,boyuna da alırım ,giyerim.Son günlerde de aklım ayakkabıda ki çizgilere fena kayıyor.Bulup almak temennisiyle kısaca...:)

ilhamlık kareler isteriz!!

az evvel (bu yazı 21.08'de yazılmıştır:p) resmen açılışı yapılan "cannes" film festivali beyaz içerikli günlere vesile olacak belli ki...Jüriyi sevgiyle öper, görsel doygunluğu yüksek günler dileriz ve bekleriz:)

cannes...


severim.

7.05.2011

özledim!

Kum, çakıl farketmez.Yere bir havlu atıp,elime bir dondurma alıp, "ilk yazdan şendik.."diye mırıldanmayı.


Bisiklete binmekten çok el altında tutup dolaştırmayı!!!


denizin dibinde şöyle fularımın dalgalanmasını!


ve kayalık bir yer arayıp....cupssss.

6.05.2011

elimin hamuruyla...


Haftasonu,çok uzun zamandır yapmadığım bir şeyi yapayım ,mutfağa bir gireyim diyorum.Cumartesi aperatif şeklinde takılayım, pazar da başta kahvaltı olmak üzere anneciğime yemekler yapayım.Tabi yaparım,ederim diyorum da biraz okumak , araştırmak lazım:)

CafeFernando , My Beautiful Cook Book , Simply Breakfast bu bakmaya doyamadığım sitelerden fazla fazla ilham alırım herhalde.Hoş ilhamla olsa bu işler..





5.05.2011

C/FAN

Nasıl da benziyor diğer pek çok tasarımda ki ayrıntılara,ana hatlara...Ama yine de ifil ifil olan her şey çok sevdiğim gibi bunları da sevdim.Sarıp sarmalanmak istedim.Evet istedim.


yeni bir şey

İnternetten alışveriş yapmamak için direnen ben geçtiğimiz aylarda mecburi bir işlem için direnişime son vermek zorunda kaldım."O gün bugündür resmen "fink" atıyorum net cemiyetinde",demeyi çok isterdim ama mecbur olmadıkça alışveriş yapamayanlardanım.Şimdi, bu özelliklere sahip olan ben ,sabah vakti SCLSTORE isimli bir e-alışveriş sitesinin tanıtım toplantısına gittim ve algımın biraz değişmesine katkıda bulundum:)



SCLSTORE nedir?

Onların ki "departman" mağazacılığı.Sezon ürünleri ile dolu bir site.Ürünleri, fotoğraf ve videolarla gösteriyorlar.

Aslında siteyi incelerken de işinize ne yarar ne yaramaz siz de tecrübe ede ede farkedersiniz.Ben uzatmadan ne düşündüğümü ekleyeyim. Bu sitenin "copy-paste" bir anlayış barındırmayışını, "yeni ve farklı ol" mantığında olduklarını düşündüğüm için sevdim."SevgiliBlogg" isimli bloglarının konseptini, blog yazarının "Seda Yılmaz" oluşunu sevdim, ürünlerin sezona ait parçalar olmasını, işin içine eğlence katmalarını,kısaca çoğunluğu erkeklerin oluşturduğu bu ekibin olaya bakış açısını sevdim.

Alışveriş yapma kısmında "temiz" duygulara sahip oldum bu sabah özetle. Gözüme de bir çanta kestirdim.Yine de o alışveriş adımını atmak benim için zor olacak çeşitli huylarım yüzünden:)
Daha tanıtım toplantısına gitmeden olumlu bakış açısına bürünmeme sebep olan davetiye budur.Kocaman bir paketin içinden "ne çıkacak acaba" endişesi, mutlu sona kavuştu bu "gardrobu" görünce.


Kağıt bebek ve çeşitli kombinleri , bir alışveriş sitesinin "duygu ve düşünlerini" gayet açık bir şekilde ifade ediyor.

Buyrun...



1.05.2011

ne kadar çok olursa o kadar iyi!

İşi özü bol gözlüklü, bol güneşli günlere kavuşmak.Hangisini takacağına karar verememek de hayatın zor tarafı:) !!!